Fitneler — Cihad ve Mücahede Nedir, Hükmü Nedir
(Kar©glan'ın 12 Ekim 2015 Vaazı)
14 Muharrem 2015 Salı
(Kar©glan'ın 12 Ekim 2015 Vaazı)
14 Muharrem 2015 Salı
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
وَفَضَّلَ اللّهُ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ أَجْرًا عَظِيمًا
Sadakallahü — Nisa Suresi 95. Ayet
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Ve faddalallâhul mucâhidîne alâl kâıdîne ecran azîmâ.
Sadakallahü — Nisa Suresi 95. Ayet
---oOo---
Hz. Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor:
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:
"Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mü'min olarak sabaha erer, akşama kâfir olur; mü'min olarak akşama erer, sabaha kâfir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Adem'in iki oğlundan hayırlısı olsun (ölen olsun, öldüren değil)."
(Hadis-i Şerif, Ebu Davud, Fiten 2, (4259, 4262); Tirmizî, Fiten 33, (2205))
Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Ceddi Hasan R.A.
Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Ceddi Hüseyin R.A.
Allahümme Salli ala Seyyidina Hasan vel Hüseyin, Sülbü Muhammed
Allahümme Salli ala Fatımatüzzehra Ümmül Muhammed
Allahümme Salli ala Mehdiyyül Müntezar Evladü Fatıma,
Ve li Sabri Cemil lil ümmeti Necat Cemaatil Mehdi ve ümmetil ahir.
Yolculuğumuza başlıyoruz:
Fitneler ta ki iki cihanın güneşi gidince başladı. Önce Hz. Ömer şehid edildi, ardına Hz. Osman, ardına Hz. Ali, onun ardına Hz. Hasan, onun ardına Hz. Hüseyin. Yani ey ahirzaman ümmeti, siz sanır mısınız bizler geceye girip de öyle ferah ferah yaşayalım? Yoook, vallahi yok. Gecenin ismi zulümet demektir; ve fitneler baş gösterip de zulüm çoğalınca, Muhammed isyan ve fitnelere karışmayı yasakladı.
Ve buyurdu: "O gün evinde, elinde silah olan, silahını bıraksın."
Yine:
"Herc (fitne) zamanında ibadet, tıpkı bana hicret gibidir."
[Müslim, Fiten 130, (2948); Tirmizî, Fiten 31, (2202).]
Mikdad İbnu'l-Esved (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
'Bahtiyar, fitneden kaçınan kimse ile, belalarla karşılaşınca sabreden kimsedir. Ne mutlu ona!'"
[Ebu Davud, Fiten 2, (4263).]
İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
'Yaklaşan bir şerden yazık Araplara! Elini çeken ondan kurtulur.'"
[Ebu Davud, Fiten 1, (4249).]
Muharrem ayına girdik. Ve hâlbuki Muharrem, haram aylardandır. Yıllardır şeytan aleyhillâne fitne çıkarıp haram aylarda cana kıydırmakta; ve şimdi de uşağı kâfir deccal ve avenesi ile Müslümanları haram aylarda savaş ve kavga ettirip, veya bir sebeple yine cana kıydırmakta; yani zulüm ettirmekte. Hâlbuki Muharrem, zulüm etmemek gereken aydır. Haram ay, haram ay... Bunu bilmeyen gafil var mı hâlâ? Evet, var.
---oOo---
Aşura demek, Hz. Hüseyin'in şehid edilmesi ve susuz susuz ahirete göçüşü. Ve düşünün, son bir defa yutkunacak ama yutkunabilecek ıslaklık yok ağzında; susuz kurumuş ağzı, dili, damağı. Ve o yüzden:
Ashaptan, Dıhye isimli bir yiğit vardı,
O çocukları sevindirmeyi severdi,
Cebrail, O'nun şeklinde elçi gelirdi,
Cebrail kucağında oturan yiğidim.
Hz. Cebrail dizine Hüseyin oturmuş,
Hz. Muhammed bu hâlden çok utanç duymuş,
Cebrail; "Sıkılma! Yâ Râsûlullah" demiş,
Cebrail tarafından sevilen yiğidim.
Küçük yaşlarda iken, Hasan ve Hüseyin,
Neşesi, coşkusu olmuştur Peygamber'in,
Hüseyin, sanki kopyasıymış Muhammed'in,
Ebu Abdillah künyeli Hz. Hüseyin'im.
Bir gün, Hasan ve Hüseyin güreş tutmuştu,
Hz. Râsûlullah Hasan'ı destekliyordu,
Melekler de Hüseyin'den yana olmuştu,
Cebrail'in desteklediği Hüseyin'im.
Cebrail Peygamber'e elçi gelmiş,
Hasan ve Hüseyin ondan ikram istemiş,
Cebrail, Cennetten üzüm, ayva ve nar, incir getirmiş,
Cennet meyvesini yiyendi Hüseyin'im.
Meyveleri yiyecekken dilenci ister,
"Ey Ehl-i Beyt! Üzüm ve nardan bana ver" der,
Cebrail "Verme! O şeytan" deyip engeller,
Yüreği insanlık dolu olan Hüseyin'im.
Hz. Peygamber, torunu Hüseyin'i över,
"Cenab-ı Hakk, Hüseyin'i seveni sever,
Hüseyin benden, ben de Hüseyin'denim" der,
Yeryüzü merkezinin süsü Hüseyin'im.
Peygamber; Ümmü Seleme'nin evindeydi,
Hz. Cebrail Aleyhisselam geliverdi,
Resûl; "Ümmü Seleme, kapıda dur" dedi,
O sırada içeri girer Hüseyin'im.
Hz. Râsûlullah, Hüseyin'i öpüp sevdi,
Cebrail; "Ümmetin O'nu öldürür" dedi,
Hüseyin'i Mü'minler mi öldürecekti?
Öleceğin yer gösterilir Hüseyin'im.
Cebrail, Kerbela'dan bir avuç toprak aldı,
Toprak kan olunca, o da ölmüş olacaktı,
Ümmü Seleme'ye verilen toprak saklandı,
Râsûlullah sonun görmüş Hüseyin'im.
Kerbela; Irak'ın Kûfe bölgesindedir,
Oraya "Tasa ve bela yeri" denilmiştir,
Hz. Ali oradan geçerken hüzünlenir,
Hz. Ali de bilir olayı Hüseyin'im.
O çocukları sevindirmeyi severdi,
Cebrail, O'nun şeklinde elçi gelirdi,
Cebrail kucağında oturan yiğidim.
Hz. Cebrail dizine Hüseyin oturmuş,
Hz. Muhammed bu hâlden çok utanç duymuş,
Cebrail; "Sıkılma! Yâ Râsûlullah" demiş,
Cebrail tarafından sevilen yiğidim.
Küçük yaşlarda iken, Hasan ve Hüseyin,
Neşesi, coşkusu olmuştur Peygamber'in,
Hüseyin, sanki kopyasıymış Muhammed'in,
Ebu Abdillah künyeli Hz. Hüseyin'im.
Bir gün, Hasan ve Hüseyin güreş tutmuştu,
Hz. Râsûlullah Hasan'ı destekliyordu,
Melekler de Hüseyin'den yana olmuştu,
Cebrail'in desteklediği Hüseyin'im.
Cebrail Peygamber'e elçi gelmiş,
Hasan ve Hüseyin ondan ikram istemiş,
Cebrail, Cennetten üzüm, ayva ve nar, incir getirmiş,
Cennet meyvesini yiyendi Hüseyin'im.
Meyveleri yiyecekken dilenci ister,
"Ey Ehl-i Beyt! Üzüm ve nardan bana ver" der,
Cebrail "Verme! O şeytan" deyip engeller,
Yüreği insanlık dolu olan Hüseyin'im.
Hz. Peygamber, torunu Hüseyin'i över,
"Cenab-ı Hakk, Hüseyin'i seveni sever,
Hüseyin benden, ben de Hüseyin'denim" der,
Yeryüzü merkezinin süsü Hüseyin'im.
Peygamber; Ümmü Seleme'nin evindeydi,
Hz. Cebrail Aleyhisselam geliverdi,
Resûl; "Ümmü Seleme, kapıda dur" dedi,
O sırada içeri girer Hüseyin'im.
Hz. Râsûlullah, Hüseyin'i öpüp sevdi,
Cebrail; "Ümmetin O'nu öldürür" dedi,
Hüseyin'i Mü'minler mi öldürecekti?
Öleceğin yer gösterilir Hüseyin'im.
Cebrail, Kerbela'dan bir avuç toprak aldı,
Toprak kan olunca, o da ölmüş olacaktı,
Ümmü Seleme'ye verilen toprak saklandı,
Râsûlullah sonun görmüş Hüseyin'im.
Kerbela; Irak'ın Kûfe bölgesindedir,
Oraya "Tasa ve bela yeri" denilmiştir,
Hz. Ali oradan geçerken hüzünlenir,
Hz. Ali de bilir olayı Hüseyin'im.
---oOo---
Cebrail çıkınında ayva, nar getirince Hüseyin ayvayı kapar, Hasan narı ve inciri kapar, üzüm Mehdi'ye kalır.
Ve ayva öyle bir meyvadır ki ona "boğaz alığı" denilir. Yani işte o Hz. Hüseyin'in susuz son yutkunuşu ile canını teslim edişi. Hâlbuki ayvanın suyu olmasına rağmen, boğazını alır bazı ayvalar. İşte o, Hüseyin'in susuzluğunu temsil eder. Ve mevsimin ilk ayvası dalından düşünce, demek olur ki o gün Aşura, Hz. Hüseyin'in şehadet şerbetini içtiği gün. Dün bahçedeki ayvamızdan düşmüş iki ayva buldum. Allahu alem dün düşmemiş; bizim dediğimiz Aşura günü Perşembe düşmüşler. Ve ayvanın boğaz alıklığını giderip rahatça yemek için, her dilimin üstüne tuz ekilip de yenir; o zaman boğaz alığı olup yutkunmanızı engellemez inşallah. Bu da bizim formülümüzdür.
Armut, ayva, nar sonbahar meyveleri; ve yazdan kışa dönüş, ve soğukların başlaması, gecenin uzaması ve erken hava kararmaya başlaması vakti; yani zulümet ve karanlık vakti. Hal böyle olunca dünyanın ömrünün de sonbahar-kış arasına geldik. Ve işte Arap devletlerinde çıkan fitneler, şimdi de Türkiye ve başkentinde bomba patlatılıyor. Ölenlere "innâ lillâh..." Ve hadiste geçen:
"Ölen niye öldürüldüğünü, öldüren de niçin öldürdüğünü bilmez."
Ebu Ümame (ra)'nin naklettiği bir hadiste Rasulullah (sav):
"Öyle fitneler olacak ki, o zaman kişi mü'min olarak sabahlayıp kâfir olarak akşamlayacaktır. Ancak Allah'ın ilim vermek suretiyle ihya ettikleri müstesna."
buyurarak bilgili insanların hiçbir zaman fitnenin tuzağına düşmeyeceklerini haber vermiştir.
Tefrikayı Rasulullah (sav) şöyle ifade eder: "Yahudiler 71 fırkaya, Hristiyanlar 72 fırkaya ayrılacaklardır. Benim ümmetim ise 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan 72'si cehennemde, biri cennettedir. O da cemaat; yani Ümmet-i Necat veyahut Mehdi cemaatidir."
(Hadis)
Çünkü Mehdi aşikâre peygamber olmadığından, onun ümmeti denmez; onun zamanına erişip de ona tabi olanlara, onun sözüne uyanlara "Mehdi cemaati" denilir.
Bir başka hadislerinde Efendimiz (sav): "Kim cemaatten bir karış ayrılır, sonra da ölürse, cahiliyye ölümüyle ölmüş olur" buyurmuştur.
Burada bahsettiğimiz cemaat, Fetocuların cemaati değil tabii.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"…Sizden kim Deccal'e yetişirse, ona Kehf suresinin ilk ayetlerini okusun. Deccal, Şam ile Irak arasında bir mevkide çıkar. Sağa gider ifsat eder, sola gider ifsat eder. Ey Allah'ın kulları! Sebat edin!"
Burada Saddam Hüseyin zamanında Irak'da başlayan ilk savaşın, deccalin çıkma alameti olduğudur. Ve fitne Irak'da başlayıp sağa sola gidecek; gitti mi gitti. Ondan kurtulmanın yöntemi Kehf Suresi'nin önemli olan ayeti, 10. ayeti. Orda diyor ki Rabbimiz Kur'an'da Kehf Suresi'nde:
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
إِذْ أَوَى الْفِتْيَةُ إِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا
İz evâl fityetu ilâl kehfi fe kâlû rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşeden.
Sadakallahü — Kehf Suresi 10. Ayet
Bu ayetin başındaki kelime "fityetü" değil, "fitnetü"dür. Ve ayette buyruluyor ki Kehf ashâbı dediler ki: "Rabbimiz, fitne çıkınca bizi Râşid'in emrine ver" dediler.
Peygamberimiz buyurdular:
"Ashab-ı Kehf, Mehdi'nin yardımcıları olacaktır."
(Kitab-ul Burhan)
Herkes bu Kehf Suresi 10. ayeti okuyup "Rabbimiz, dünyayı Râşid'in emrine ver" diye dua etmedikçe, ve gelip ona tabi olmadıkça bu fitneler bitmez.
Peygamberimiz yine buyurdular:
"Hacer-i Esved'le Makam-ı İbrahim arasında ona (Hz. Mehdi'ye) biat ederler."
(Sünen-i Ebu Davud, 5/94; El-Kavlu'l Muhtasa Fi Alamatil Mehdiyyil Müntezar s. 20)
Buradaki Hacer, Mekke'deki Hacer değil. Biz birkaç hafta önceki vaazda gezen, yürüyen Hacer'den ve evimizin bulunduğu yerdeki komşumuz Hacer'den bahsettik; takip edenler bilecektir. Öyle Mehdi'yi Mekke'de falan beklemeyin; bu fitnelerde Mehdi Mekke'ye falan gitmez. Ve zaten o hac görevini ifa etti bile; iki kere hac edip sünnetten şaşmak olmaz.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşeden.
Rabbimiz, dünyayı Râşid'in emrine ver.
Rabbimiz, dünyayı Râşid'in emrine ver.
Sübhane Rabbike Rabbil izzeti amma yasifun, veselamun alel mürselin, velhamdülillahi rabbil alemine, amiyn.
--oOo---
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Âmîn.
Elfatiha maassalavat.
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Âmîn.
Elfatiha maassalavat.
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.
--OoO--
Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 29 Eylül 2015 Salı
Original Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 29 Eylül 2015 Salı
Original Kar©glan
RAŞiT TUNCA
Sevgiler Saygılar



